Acıtan Şeyler


İçimde bir şeyler yolunda gitmiyor. Bir şeyler buluyorum huzurumu bozacak. Kendime işkence etmeyi seviyorum galiba. Hadi doğrusunu söyleyeyim; bunu yapmaktan hiç keyif almıyorum. Ama bir şekilde yapıyorum. Sanırım kendi sınav kağıdımı kendim hazırladım ben. Puan da veremiyorum kendime. Çünkü yeterince objektif olamam. Kendimden yoruldum ben galiba. Evet, evet kendi kendimi yordum ben. Peki bu işin içinde nasıl çıkarım ya da çıkabilir miyim? Sanırım hiçbir şekilde bu işten kendimi kurtaramam. Dünya dertlerimi içine sığdıracağım kadar büyük ve olaylarla dolu.

Küs olmayı sevmiyorum. İnsanlarla küs kalamıyorum ben. İçim kırılıyor. Kızgınlıkla hareket ediyorum ve daha çok kırılıyorum. Ağlayasım geliyor. Sanki içimde bir şeyler ölüyor ve buna engel olacak gücü kendimde bulamıyorum. Sanki bir daha kalbim atmayacak, ruhumda çiçekler açmayacak... Sanki ben bin kez öleceğim ve ruhum kaybolacak. Nefes al, nefes ver; hiçbir yolun sonu değil. Ama şimdi sonundaymışım gibi bütün yolların. Sanki girdiğim her sokak çıkmaz.

Acı çekiyorum. Ruhum sancıyor. Ölüm damarlarımda geziyor. Yaşamı bulamıyorum, kokusunu alamıyorum uzun zamandır. Zihnim acıyor. Yutkunarak tükettim hayatı. Soluksuz kaldım. Peki bir gün başaracak mıyım? Yani ben de sıradan insanlar gibi sıradan şeyler yapıp sonunda ölebilecek miyim? Yoksa yine kendimi üzecek bir sebep bulacak mıyım? Kendimi bir çıkmazdan öbür çıkmaza mı sürükleyeceğim? İlelebet. Bunu istemiyorum. Değişmek istiyorum; kendimi unutmak. Nasıl bir "ben" hayal ediyorum biliyor musun? Sadece kendini ölmeden öldürmeyen. Biliyorum yitip gideceğim. Değişmeyeceğim çünkü biliyorum. Böyle kalacağım. Uzun zamandır değiştiğim son halime takılı kaldım. Bu kendimi hiç sevemedim ama böyle olmaktan ve düşüncelerimden kurtulamadım. Kendi hapishanemi yarattım ve müebbeti verdim. Sanırım ölmekten kurtulamayacağım.

Vaktiyle kurduğum hayallerin altında eziliyorum. Artık hayal kurmak istemiyorum. Çünkü onları gerçekleştiremeyecek kadar güçsüz olduğumu biliyorum. Hayal kurmayalım şimdi; gerçekten hepsi gerçekleşmeyecek  kadar güzeldi. Daha fazla hayal kurmazsam daha fazla zayıf hissetmeyeceğimi bildiğim için hayallerimi terk ediyorum. Onlar bana acı veriyor. Bu son yazım mı olacak? Hayır. Bunu görebileceğinizi bile düşünmüyorum.* Çünkü gerçekten içimde bir şeyler kırıldı ve ben onları bir araya getirip paylaşmak isteyeceğimi sanmıyorum. Sanırım bir süre ölü taklidi yapacağım ya da öleceğim; kim bilir.

*Bir Haziran gecesiydi, geldi geçti.

SIR değil: Kendime rağmen bunu yaptım.


8 yorum:

  1. Senin en çok da bu özelliğini seviyorum. İçinden geçen her şeyi olduğu gibi dile getirme cesaretini. Yüreğimde bir yer acıyor Kardan Kadın. Önceki ismin buydu hatırlıyorum :) O da sana yakışıyordu. Ama ne diyordum? İçim.. İçim çok acıyor Kardan Kadın. Ama yine de anlatamıyorum. Çünkü anlatsam da bir şeyin değişmediğini ve anlaşılmadığımı fark ettim. Defalarca bununla karşılaştım hem de. Fark etmek ne ki? Ama bazen anlaşılmayı ummak da lükse kaçıyor değil mi? Bir tek insan bile olsa bana yeterdi ama anlatmaya çalıştığım her seferinde azaldığımla kaldım. İçime ata ata da içim çöp evden hallice oldu. Önemsememek lazım diye düşündüm az önce. Sana kendini kötü hissettiren kim varsa onu önemseme dedim. Önemsememek lafta durduğu gibi durmuyor pratikte biliyorum. Artık bildiklerimi bilmezden de gelemiyorum. Hayal kurmak da güzel. Ama çoğu zaman aynı şekilde gerçekleşmiyor. Bazen bir hayali çok uzun süre bekliyorsun. Sonra gerçekleşmeyeceğini anlıyorsun. Ama ben ondan vazgeçemiyorum mesela. Gerçekleşmese de o benim hayalim. Ne olur bende kalsa ki? Ben de kendimden yoruldum sanırım. Ölü taklidi yapmak da işe yaramıyor artık. Belki bir ayı olsaydım kanardım bu numaraya. Ama kalbi kırık biri çok daha uyanık oluyor bu konularda. Yalanları yutmak zorlaşıyor çıtırtılar arttıkça. Sonra da daimi bir sessizlik oluyor. Ama ben sessizliği de deneyemiyorum. Belki zaman bilir Kardan Kadın. Tıpkı bloğunun şimdiki ismi gibi. Çünkü bloğuna her girişimde sen sanki içimdeki bir parçayı bilerek yazılar yazıyorsun. İşte şimdi bile beni gafil avladın. Bunun için sana teşekkür ederim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben sana teşekkür ederim. Kardan Kadın'ı unutmadığın için. :) Farkında mısın bilmiyorum ama benim en sevdiğin özelliğim aslında senin de belirgin bir özelliğin. Sen de her zaman içinden geçeni tüm samimiyetinle söyleyecek kadar cesur ve akıllı birisin. Bu yüzden yorumlarını okumak beni her zaman gülümsetiyor. :)

      Sevgilerimle,

      Sil
  2. Böyle güzel yazılarda kendini buluyor insan...

    YanıtlayınSil
  3. Yüreğine sağlık gerçekten eşsiz bir yazıydı :)

    YanıtlayınSil
  4. Kırılmak insanı keskin yapıyor kırılma güzel insan. Bloguma beklerim. Takipteyim.

    YanıtlayınSil

Çok İyi Diziler Neden Çok Kötü Finaller Yapar? Son Zamanların En Çelişkili Finali: Game of Thrones

Game of Thrones, Lost, Dexter, The Vampire Diaries... Bunlar dizi tarihinin en kötü finallerini yapan dizilerden sadece birkaçı. Ama şim...

Popüler Yayınlar